Algı ile Zihin Kontrolü

Son dönemlerde hayatımızda sıklıkla kullanmaya başladığımız yeni bir tabir var: algı yönetimi. Siyasetten sosyal medyaya, sinemadan reklamcılık sektörüne dek her yerde bu tabirle karşılaşmaya başladık. Peki nedir sahiden de dilimizden düşürmediğimiz bu algı yönetimi?

Algı Yönetimi Nedir?

Algı yönetimi, duyguları ve bu bağlamda verilen kararları kontrol eden sistemler bütünüdür. Bilindiği üzere yaşamımız boyunca olumlu ya da olumsuz pek çok karar veririz ve bu kararlar bir bakıma yaşamımızı şekillendirir. Alışveriş konusunda tercih ettiğimiz yerlerden arkadaş seçimlerine kadar verdiğimiz her kararın arkasında, bunu kendimize çoğu zaman itiraf edemesek de duygularımızın rolü büyük. Çoğu zaman kararları aklımızla veya mantığımızla aldığımızı söylesek de doğrudan veya dolaylı yoldan duyguların daha baskın olduğunu söyleyebiliriz.

Bize Benzeyen Kişilere Kolay Sempati Besleriz

Sizinle aynı okuldan aynı fakülteden mezun biriyle yıllar sonra tanıştığınızda, beyniniz bu kişiyi hızlı bir şekilde kategorize edecektir. Bu kişiye karşı, sizinle ortak yönünden ötürü bir sempati besleme olasılığınız yükselir. Kişi, kendine benzeyenlerle her daim bir yakınlık kurmayı sever.

Aynı ideolojik safta olmak, aynı düşüncede olmak, aynı futbol takımını tutmak, benzer filmleri sevmek gibi örnekleri çoğaltabiliriz. Algı yönetimini en özel kılan şey görünmez olmasıdır ve çoğu zaman fark edilmeden gerçekleşmesidir. Algıyı oluşturan çeşitli materyaller söz konusudur. Örneğin kitap, televizyon, internet, sanat algı yönetimi için çok değerli malzemelerdir. Ancak bu materyalleri çok daha olumlu kullanmak da mümkündür. Burada aslolan araçların gücü değil, algıları yönetme gücü olan insanın niyetidir.

Manipülasyon Etkili Bir Araç

Manipülasyon teknikleriyle geniş kitleleri kolay bir şekilde yönetmek mümkündür. Bugün güncel siyasette algı yönetiminin en ince tekniklerinin acımasızca uygulandığını görüyoruz. Örneğin seçimlerde, televizyon kamerasının açıları bile bir lideri ezik, güçsüz gösterebilirken, diğer bir lideri yüce, güçlü bir figür olarak sunabilir.

Gücü elinde bulunduranın algıları yönetme potansiyeli de çok daha güçlü olacaktır. Çünkü gücü elinde bulunduranlar, manipülasyon tekniklerini harekete geçiren tüm görsel ve işitsel materyallere hakim durumdadırlar. Dünya siyasetinde bile pek çok liderin psikoloji biliminin inceliklerine hakim danışmanlarla çalışmalar yürüttüğünü görüyoruz.  Algı yönetimleri zalim, acımasız, ırkçı halklar da doğurabilir, bilime inanan, analitik zekası yüksek bireyler de doğurabilir.

Algı yönetimi, sonuçta bir meseleye nereden ve nasıl bakmanız gerektiği konusunda baskın bir pencere açar ve sizi buna çoğu zaman farkında olmadan ikna eder.  Yıllardır süregelen yanlışların temelinde genellikle algı konusundaki yanılsamaların etkisi vardır. Örneğin bugün herhangi bir mikro alanda uzmanlığı olan birisiyle tanıştığımız zaman, onun kendi branşı dışındaki diğer tüm alanlarda da bilirkişi olduğunu zannederiz. Bu, doktor, uzman, profesör ve benzer unvanlara yüklenen anlamlarla alakalıdır.

İletişim Kanalları Çoğaldı

Sosyal medyanın algı yönetimi konusunda bambaşka bir çığır açtığını söylemek hiç zor değil. Zaten bu tabir, internetin yaygınlaşmasıyla beraber bu denli kullanılmaya başlandı. Yoksa söz konusu teknikler, yıllardan beri bir şekilde kitleleri yöneten insanlar tarafından biliniyor ve kullanılıyordu. İletişim konusunda alternatiflerin artması, bilginin çok daha hızlı bir biçimde yayılması, manipülasyonun gücünü de katlamaya başladı. Bugün “trol” olarak bilinen sahte sanal karakterler, tümüyle algı yönetiminin birer piyonu olarak çalışırlar. Algı yönetiminin çok etkili olduğu bir diğer alansa reklamcılık sektörüdür. Gerek dijital gerekse de görsel reklamcılığın temeli, insan zihnine çeşitli oyunlar oynama üzerine kuruludur. Reklamcılar çoğunlukla renk, ışık gibi detaylara kadar özen gösterir ve bu bağlamda gösterge bilimden referans almaya çalışır. Ürün satışlarındaki başarı, zihinsel yanılsamanın boyutunu gözler önüne sermektedir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

1 Yorum

  1. Böyle bir yazının, küçük de olsa sansasyon yaratmasa da medyada yer alması bilincin uyanması açısından umut verici.
    Teşekkürler

Sen de Düşüncelerini Paylaş!