Dünyada En Uzun Yaşayan İnsanların 12 Ortak Özelliği

Sağlıklı ve uzun bir hayat pek çoğumuzun arzuladığı bir şey. Dünyada bazı bölgelerde spesifik bir şekilde ortalama insan ömrünün çok yüksek olduğunu görüyoruz. Elbette bu durumu bir tesadüfle açıklamak mümkün değildir. Böyle alanlar, “mavi bölge” olarak adlandırılıyor. Mavi bölgede yaşayan insanların 100 yaşına kadar sağlıklı bir şekilde yaşadıklarına tanıklık edebiliyoruz.

Türkiye’de ise insan ömrü ortalama 70 civarında. Yunanistan’da yer alan Ikaria, Kosta Rika’da bulunan Nicoya, Kaliforniya’daki Loma Linda ve Japonya’daki Okinawa bölgeleri genelde araştırmacıların ilgisini bu anlamda çeken yerler oluyor. Tabi genetik faktörler bu anlamda etkili ancak yapılan araştırmalar bölgelerin şehirlerden kendilerini izole ettiklerini, insanların görece daha organik beslendiğini, endüstriyel gıdalardan uzak durduğunu, stresten uzak kalıp çalışmaya devam ettiklerini gösteriyor. Öncelikle gelin mavi bölgelerde yaşayan insanların ortak özelliklerine bir göz atalım.

1. Doğal Hareketlilik

Bu tip bölgelerde yaşamlarını sürdüren insanları spor salonlarında falan göremezsiniz. Onları sporu doğal hareketlilik üzerinden yaparlar. Ağır egzersizler yerine her gün vücutlarını hareket ettirecek eylemlerde zaten bir şekilde bulunurlar. Bu nedenle kondisyonları her daim iyi durumdadır. Kas yapıları güçlüdür. Devinime dayalı bir hayat tarzları vardır. Aletlerden görece daha az yardım alırlar, bu da ellerini ve vücutlarını daha yoğun şekilde kullanmalarını sağlar.

2. Hedef

İnsanlar burada her zaman bir amaçsallık etrafında yaşamaya çalışıyor. Sabahları uyandıkları zaman bu duyguyu ve motivasyonu kendilerine hatırlatıyorlar. Amacından kopan insanların görece daha az yaşadığı bilinir. İnsan için yolculuk yapmak, yolculuğun sonundan kıymetlidir. İnsan kendine her daim yeni ir yolculuk keşfetmelidir. Bu onu besleyen ve zinde tutan bir motivasyon şeklidir.

3. Ferahlama

Mavi bölgelerde yaşayan insanların en önemli özelliklerinden bir tanesi de kafalarına gereksiz sorunları takmamaları. Onları strese sokacak unsurlardan uzaklaşmaları, ferahlamalarına neden olmaktadır. Stres pek çok hastalığın da odak noktasında yer alır. Dünyanın en uzun yaşayan insanlarına göz attığımızda genelde stresten uzak durmayı başaran kişiler olduklarını görebiliriz. Bu aynı zamanda yaşam kalitesini de çok ciddi anlamda bozan bir etkendir. Mesela Sardunya’da yaşayan insanlar daima eğlenir, Okinawanlar atalarını anımsayarak rahatlar, Ikara adasındakiler uyumayı sever. Kimi topluluklar dua ederek stresini atar. Burada önemli olan ruhu arındıracak aktiviteleri keşfetmek ve uygulamak.


4. Az Yemek

Mavi bölgede yaşayan insanlar için klasik anlamda günde üç öğün yemek yemek diye bir kavram yok. Onlar yemeklerini %80 kuralına göre tüketiyor.  Bu nedenle sofradan tam manasıyla doymadan kalkmayı tercih ediyorlar.

5. Sebze Odaklı Beslenmek

Uzun ve sağlıklı yaşamak konusunda elbette beslenme konusuna çok özel bir parantez açılmalıdır. Sebze ağırlıklı beslenmek bu insanların en temel ortak özellikleri arasındadır. Tam tahıllı gıdalar tüketmek, keçi sütü, bölgeye ait özgün otlar, balık ve bol bol su tüketmek önemli.  Bu insanlarda kırmızı et tüketimi oldukça düşüktür.

6. İnanç Dünyası

Bu bölgelerde araştırmalar yapan sosyologlar gördü ki 100 yaşından fazla olan insanlar büyük ölçüde dine eğilimli. İnanç temelli aktiviteler insanın ruhunu besliyor. Hatta bu insanların herhangi bir dine bağlı olmayan insanlara kıyasla ortalama 6 sene daha fazla yaşayabilecekleri öngörülüyor.


7. Aile Kavramı

İnsan ömrünü uzatan kavramlardan bir tanesi de ailenin varlığıdır. Bu bölgelerde yaşayan insanlar için aile oldukça önemli ve kutsal bir figürdür. Bu nedenle de birbirlerine sıkı sıkıya bağlıdırlar. Yaşlı olan ebeveynlerle ömür boyu birlikte yaşanılır. Onlardan kolay kolay kopulmaz. Hatta evlerde yaşayan yetişkinlerin varlığından dolayı çocukların daha nadir hasta oldukları görülmüştür. Diğer yandan uzun ve düzenli evliliklerin de insan ömrüne önemli bir katkısı bulunur.

8. İyi Bir Sosyal Çevre

İyi ve dengeli bir sosyal çevre sağlığınızı bir şekilde fiziksel ve ruhsal anlamda diri tutar. Birbirlerine kalpten bağlı insanların oluşturduğu sosyal gruplar, insanları daha fazla mutlu ediyor. Örneğin Okinawanlarda bu özellik oldukça bariz şekilde ön plana çıkar. Diğer yandan sigara içmek, obezite ve yalnızlık bulaşıcı olarak görülüyor. Bu nedenle de aynı bölgede yaşayan insanlar esasen birbirlerini olumlu yönde dönüştürüyor. Ömrü uzun olan insanları sosyal ilişkileri genelde çok başarılı olur.

9. Genler Sadece %30 Etkiliyor

Yapılan araştırmalarda sağlıklı genlerin mutluluğumuz ve uzun yaşamımıza etkisinin %30 civarında olduğu görülüyor. Bu nedenle geriye kalan %70‘lik dilimin tamamen yaşam tarzıyla ilgili olduğunu ifade edebiliriz. Mavi bölgelerde yaşayan insanlar belli bir yaştan sonra dahi yaşam enerjilerini ve dinamizmlerini kaybetmiyor. Örneğin 90 yaşına geldiklerinde dahi bisiklete binme ya da yüzme isteği, gençlik yıllarından farksız olabiliyor. Tabi bu arada en önemli maddenin kesinlikle mutluluk ile alakalı olduğunu söylemeliyiz. Mutlu bir hayat pek çok şeyin anahtarıdır. Üçüncü dünya ülkelerinde, düşük bir emekli maaşla hayatta kalma mücadelesi veren, kopuk bir aile hayatı olan, tatmin olamama duygusuyla hayatını tüketmiş toplumdan kopmuş 60 yaşındaki bir insanın sağlıklı kalmasını nasıl bekleyebiliriz? Sanki hiç ölmeyecekmiş gibi ve hayat akmaya hep aynı tondan devam edecekmiş gibi canlı ve mutlu olmaya devam edin. Kendinizi yaşamın kıyısında hissetmeyin.


10. Sorumluluk Duygusu

Lesile Martin isimli bir yazar 2012 senesinde Uzun Ömürlülük Projesi adını verdiği bir kitaba imza attı. Bu kitapta özellikle sorumluluk duygusu ile uzun ömür arasında önemli bir bağ olduğu gerçeğinin altı çiziliyor. Sorumluluk duygusuna sahip olan insanlar zaten hayatlarının her döneminde kendilerine saygı duyuyor. Bu sorumluluk duygusuyla yediklerine içtiklerine veya yaşam kalitesine kafa yoruyor. Kendisini yıpratacak unsurlardan uzak kalmaya çalışıyor. Ayrıca Aging adı verilen bir dergide yakın zaman önce yine bu konuda yazılmış birkaç makale söz konusuydu. Burada sağlıklı ve uzun bir hayat için olmazsa olmaz maddeler sıralandı. Bu maddelerin başında çok basit bir eylem yer alıyor: gülmek.

100 yaşından sonra insanların daha çok huysuz bir karakterde olacağı sanılır; ancak gerçek tam tersidir. Bu yaştan sonra insanlar gülmeye devam edebildikleri ölçüde yaşamaya devam ediyor. Pozitif bir karaktere sahip olmak kesinlikle mavi bölgede yaşayan insanların ortak özellikleri arasında sayılabilir.

11. Dışa Dönük Olmak Bir Avantaj

Sosyal ve dışa dönük karakterlerin 100 yaşını görme olasılıkları her daim daha fazla. Duygusal dengesizlik gibi problemlerin yaşanmadığı bu kişiler, yüksek bir dışa dönük eğilimine sahip olabiliyor. Ayrıca bu tip kişilerle her yaşta daha kolay arkadaş olunabiliyor. Bu tip insanlar stresle baş edebilme konusunda artık tam anlamıyla ustalaşmışlardır. Yaşamlarındaki tüm tecrübelerden doğru bir şekilde faydalanmayı bilirler.

12. Kent Hayatı İnsanı Tüketiyor

Bu arada yoğun kent yaşamı ortalama insan ömrünü bir şekilde aşağılara çekiyor. Zaten bu konuda yapılan araştırmalara baktığımızda, 100 yaşından fazla yaşamış insanların olduğu mavi bölgelerin çoğunlukla ada ya da kırsal bölgeler olduğunu görüyoruz. Bu tip listelerde hiçbir kent yaşamının izlerine rastlamıyoruz. Kent doğası gereği insanı tüketen, strese boğan, endüstriyel bir tüketim alışkanlığını dayatan yerler. Bu anlamda köylerde yaşamak çok daha önemli bir avantaj sunuyor.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Sen de Düşüncelerini Paylaş!

DMCA.com Protection Status